Hava Durumu

Hava, 14 Kasım
Ankara’deki Hava Durumu
+5

Yük.: +14° Düş.: +6°

Nem: 93%

Rüzgar: E - 6 KPH

Ulus semtinde, Hacı Bayram Camii’nin  doğusunda yer alan tapınak (Resim 35), ilk olarak 1926-28 yıllarında M. Krecker, daha sonra da 1939 yılında H.Z. Koşay tarafından gerçekleştirilen araştırma ve kazılar sonucunda açığa çıkarılmıştır. Ölümünden sonra tanrılaştırılan Roma İmparatoru Augustus (Octavianus İ.Ö. 63 - İ.S. 14) ve ana tanrıça Roma’ya adanan tapınağın, daha önce de kutsal sayılan bir alana İ.Ö. 25-20 yılları arasında yapıldığı düşünülür. Yapının altında, İ.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısında Bergama mimarisinin etkisinde yapılmış, Frig gök tanrısı Men ile ana tanrıça Kybele’ye adandığı sanılan bir tapınak daha bulunur. Bu yapı hem planı, hem de esas bölümleri açısından Augustus Tapınağı'na da temel oluşturmuştur.

            Augustus Tapınağı, özellikle naos duvarlarında bulunan Augustus Vasiyetnamesi (Regestae Divi Augusti) ya da buluntu yerine göre Ankara Anıtı (Momentum Ancyranum) olarak bilinen, Latince ve Yunanca yazıtlarıyla ünlüdür. Augustus'un (Octavianus) İ.Ö. 14 yılında ölmesinden sonra, yerine geçen üvey oğlu Tiberius Claudius Nero, Senato kararıyla Augustus'u tanrılaştırmış (Divus) ve Augustus kültünü kurmuştur. Augustus, ölümünden bir süre önce Roma’daki Vesta rahibelerine metal levhalar üzerine yazılmış dört belge vermiştir. Söz konusu belgelerde, imparatorun vasiyeti, cenaze töreniyle ilgili istekleri, imparatorluğun maddi ve askeri durumu ile kendi döneminde yaptığı işler anlatılır. Tiberius Claudius Nero, bu metni önce Senato'da okutmuş, daha sonra levhaları Augustus'un Roma’daki mausoleium’una (anıt mezar) göndermiş ve tapınağının önüne dikilen iki sütuna da yazdırmıştır. Aynı metnin kopyalarının Roma eyaletlerindeki tüm Augustus Tapınakları'na gönderildiği de bilinir. Orijinal metinlerin zamanla kaybolmasına karşılık, Ankara’daki Augustus Tapınağı'nda belgelerin son bölümünü oluşturan kısmı “index rerum gestarum” Latince ve Yunanca olmak üzere iki dilde yazılmış olarak korunmuştur. Aynı bölüm, Anadolu’da Pisidia Antiokheia’daki (Yalvaç) Augustus Tapınağı’nda Latince ve Apollonia’daki (Uluborlu) Augustus Tapınağı’nda Yunanca yazılmış olarak da ele geçmiştir. Tüm bu yazıtlar, dönemin askeri ve siyasal olaylarını anlatması bakımından önemli birer tarihi belge niteliğindedir.

            2 m. yüksekliğinde yedi basamaklı bir podyum üzerinde bulunan tapınak, 36x54,82 m. boyutlarındadır (Resim 36). Dikdörtgen biçimli ve pseudo-dipteros planındaki  yapıyı, uzun kenarlarda on beş ve kısa kenarlarda da sekiz  olmak üzere kırk altı korint başlıklı sütun çevreler. Merdivenle çıkılan ve yüksek bir kapıyla girilen 12,80x28,21 m. boyutlarındaki naosun önünde dört sütunlu bir pronaos (giriş), arkada anteler arasında da iki sütunlu bir opisthodomos bulunur (Çiz.2). Yapının bugün iki yan duvarı, naos duvarlarının büyük bir kısmı ile 8,40 m. yüksekliğinde ve 3,34 m. genişliğindeki giriş kapısı sağlam durumdadır. Kapı ve duvarlar, aşağıdan yukarıya doğru silme, ortostat, meander ve yapraklı kıvrık dallardan oluşan frizlerle bezenmiştir.

             Augustus Tapınağı, Anadolu’da Hıristiyanlığın yaygınlaşmasından sonra, yapılan bazı değişikliklerle kiliseye dönüştürülmüş ve yeni işlevine uygun hale getirilmiştir. İçte sütunlarla üç nefe bölünmüş ve doğusuna bir apsis eklenmiştir (Resim 37). Cella ile opisthodomosu birbirinden ayıran duvar yıkılmış ve anteler arasındaki iki sütun kaldırılarak naosun gerisinde bir apsis ve altında bir krypta yapılmıştır. Bu dönemde veya olasılıkla daha sonra cellanın güneydoğu duvarında görülen kemerli üç pencere açılmıştır. Almaşık duvar tekniğinde bir sıra kırmızı ve iki sıra gri renkli taş örgü görülen apsisin biçimi ve duvar tekniği nedeniyle, kiliseye dönüşüm tarihi olarak 5. yüzyıl önerilir. 15. yüzyılın başlarında Ankara Osmanlılar’ın eline geçtiğinde, tapınağın kuzeybatı kısmının hemen yanına Hacı Bayram Camii yapılmıştır (Bakınız IV/17).